Amasya Sohbet Odaları

sohbet odaları

Amasya Sohbet Odalarına girmek için aşagıda bulunan alana nickinizi varsa şifrenizi yazip Sohbete Başla butonuna basınız



Amasyalı sohbet severler burda buluşuyor, sohbet odalarımıza giriş yaparak diğer Amasyalı arkadaslarla konuşabilirsiniz.


Amasya Faydalı Linkler

Amasya Valiliği
Amasya Valiliği Resmi Web Sitesi
http://www.amasya.gov.tr

Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü
Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü
http://www.amasya.meb.gov.tr

Amasya İl Sağlık Müdürlüğü
Amasya İl Sağlık Müdürlüğü resmi web sitesi
http://www.amasyasm.gov.tr


AMASYA İLİ HAKKINDA

Amasyaili, Türkiye Cumhuriyeti‘nin Karadeniz Bölgesi‘nde bulunan bir ildir. Merkezi Amasya‘dır. Merkez ilçe ile birlikte 7 ilçe, bunlara bağlı 23 belde ve 348 köyü vardır.

Amasya’nın bilinen ilk adı “Amaseia“‘dır. Bu isim dünyanın ilk coğrafyacısı olarak bilenen Strabontarafından verilmiştir. “Amaseia” amozonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isimdir.

Coğrafya

Karadeniz Bölgesi‘nin Orta Karadeniz Bölümü‘n de bir ildir. İlin komşuları: Kuzeyde Samsun, batıda Çorum, doğuda ve güneydoğuda Tokat, güneyde Yozgat.

İlçeleri

  • Merkezilçesi: Yüzölçümü 1730 km², nüfusu 133.207 kişi olup, 85.851’ü il merkezinde, 58.814’ü ise belde ve köylerde yaşamaktadır. Aydınca, Doğantepe, Ezinepazar, Uygur, Yassıçal, Yeşil Yeniceve Ziyaretolmak üzere 7 beldesi ve 100 köyü bulunmaktadır.
  • Göynücekİlçesi : Yüzölçümü 578 km², nüfusu 17.614 kişi olup, 2.776’sı ilçe merkezinde, 14.838’i ise belde ve köylerinde yaşamaktadır.
  • Gümüşhacıköyİlçesi : Yüzölçümü 653 km², nüfusu 29.795 kişi olup, 14.057’si ilçe merkezinde, 15.738’ide belde ve köylerde yaşamaktadır.
  • Hamamözüİlçesi : Yüzölçümü 202 km², nüfusu 6.161 kişi olup, 1.511’i ilçe merkezinde, 4.650’si köylerde yaşamaktadır.
  • Merzifonİlçesi : Yüzölçümü 970 km², nüfusu 67.281 kişi olup, 45.613’ü ilçe merkezinde, 21.668’i köy ve beldelerde yaşamaktadır.
  • Suluovaİlçesi : Yüzölçümü 516 km², nüfusu 54.123 kişi olup, 42.715’i ilçe merkezinde, 11.408’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
  • Taşovaİlçesi : Yüzölçümü 1.041 km², nüfusu 35.186 kişi olup, 9.283’sı ilçe merkezinde 25.903’ü belde ve köylerde yaşamaktadır…

Tarihi

Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Med-Pers, Hellen, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlıve Osmanlıdönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.

Pontuslar (M.Ö.333 – M.Ö.26) tarafından yapılan Kral Kaya Mezarları, günümüze kadar ulaşarak kentin anıt eserleri arasına girmiştir, Amasya Antik Pontus Devletine 200 yıl başkentlik yapmıştır.

700 yıl Bizansegemenliğinde kalan Amasya, Melik Ahmet Danişmend Gazi tarafından 14 Şubat 1075 yılında fethedilerek bu kentte ilk Türk – İslam Egemenliği kurulmuştur.

OsmanlıAnadoluda Türklerin ilk şehir hayatına geçiş yaptıkları yerlerden birisi de Amasya olup öz be öz Türk oymaklarının Ulu Yörükler ve Türkmen boyları Amasya ve civarında yerleşmiş olması, korunaklı bir yapıya sahip olması nedenleri ile Osmanlı Şehzadelerinin Amasyada yetiştirilmesi uygun bulunmuştur. Bu Sebeplerledir Şehzade Çelebi Mehmet Timur nedeni ile dağılan Anadolu birliğini Amasya ve civarındaki Türkmenlerden sağladığı güçle tekrar sağlamıştır. Yıkılmak üzere olan Osmanlı tekrar Amasya’da kurulmuştur.

Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II)), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezidve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya’da Valilik yapmışlardır.

Bu dönemde kentte birçok ilim admı yetişip saray, çeşme, medrese, cami, türbe v.b. kalıcı eserlerle, şehir bir kültür merkeziolarak tarihteki yerini almıştır.

Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmış, Kurtuluş mücadelesinin planları bu kentte hazırlanmıştır. [2] [3]

Kardeş Şehirler

Selanik, Yunanistan

Halep, Suriye

Le Mans, Fransa

Galway, İrlanda

Osh, Kırgızistan

Berlin, Almanya

Brindisi, İtalya

Bolu Sohbet Odaları Bolu Chat

sohbet odaları
Bolu Sohbet Odalarına girmek için aşagıda bulunan alana nickinizi varsa şifrenizi yazip Sohbete Başla butonuna basınız

   


 
 

Bolulu sohbet severler burda buluşuyor, sohbet odalarımıza giriş yaparak diğer Bolulu arkadaslarla konuşabilirsiniz.

Bolu Faydalı Linkler

Bolu Valiliği : http://www.bolu.gov.tr
Bolu Belediye Başkanlığı : http://www.bolu-bld.gov.tr
Bolu Ticaret ve Sanayi Odası : http://www.bolutso.org.tr
Bolu Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği : http://www.tesk.org.tr/bolu
Bolu İl Sağlık Müdürlüğü : http://www.bolu.saglik.gov.tr
Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü : http://www.bolu-gsim.gov.tr
Bolu İl Telekom Müdürlüğü : http://www.ttbolu.telekom.gov.tr
T.C.Kültür Bakanlığı Bolu : http://www.discoverturkey.com/iller/bolu.html
T.C.Kültür Bakanlığı Bolu Müzesi : http://www.discoverturkey.com/bakanlik/b-a-bolu.html
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi  : http://www.ibu.edu.tr
Bolu Gündem Gazetesi : http://www.bolugundem.com
Bolu’nun Sesi Gazetesi : http://www.bolununsesi.com
Bolu Olay Gazetesi  : http://www.boluolay.com

Bolu Hakkında Bilgiler;

Bu madde Bolu il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bolu (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.

Bolu ili, Türkiye Cumhuriyeti‘nin Karadeniz Bölgesi‘nin Batı Karadeniz Bölümü‘nde yer alan bir ildir.

İlçeler

İlin merkez ile birlikte 9 ilçesi ve 4 beldesi vardır.

Bolu’nun ilçeleri şunlardır:

Bolu ilinde bulunan beldeler şunlardır:

Coğrafya

Türkiye yüzölçümünün %1,015′lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8.276 km² (827.600 Ha.) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık % 18’in tarım alanlar oluşturmaktadır. Orman alanları ise % 59’luk bir oran ile Türkiye ormanları içinde % 2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 15’tir. Geriye kalan % 8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.

Ortalama rakım 1000 m., merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır. Matematiksel konum açısından 30 derece 32 dakika – 32 derece 36 dakika doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika – 41 derece 01 dakika kuzey enlemleri arasındadır.

Bolu İl Merkezine göre; Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda, Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda, Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır. Bolu’nun, batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecik ve Eskişehir, güneyinde Ankara, doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır. İl sınır uzunluğu 621,4 km.dir.

Düzce’nin 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (09.12.1999 tarih ve 23901 sayılı R.G.) il olarak ayrılmasıyla, Bolu’nun denizle bağlantısı kalmamıştır.

Nüfus

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) yapmış olduğu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Bolu ilinin 2007 yılı nüfusu 270.417′dır. Bu nüfusun 157.938′i şehir merkezlerinde, 112.479′u da kırsal kesimde yaşamaktadır.

Yıllara göre Bolu ilinin nüfusu
Yıllar Merkezfdf Köyler Toplam
2007 157.938 112.479 270.417
2000 142.685 131.969 270.654
1997 136.957 127.870 264.827
1990 107.551 155.368 262.919

Özel Gün ve Etkinlikler

İzzet Baysal Şükran Günleri

Bolu Valiliği, Bolu Belediye Başkanlığı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi işbirliği ile, çeşitli sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla, her yıl Mayıs ayının 2. haftasında düzenlenen ve bir hafta devam eden günlerdir. Boluluların “Bolu’nun Babası” lütfuna mazhar olmuş Merhum İzzet Baysal, bu günlerde düzenlenen çeşitli sanatsal ve kültürel etkinliklerle anılır.

Aşçılık ve Turizm Festivali

Bolu’nun Mengen ilçesinde, her yıl Haziran ayında düzenlenmektedir. Türkiye’de tek aşçılık okulunun bulunduğu yer olan Mengen’de düzenlenen festivalde çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

Köroğlu Yayla Şenlikleri

Dörtdivan’a bağlı Köroğlu Yaylası’nda her yıl Temmuz ayı içinde düzenlenmekte; halk oyunları gösterileri, yarışmalar, güreş müsabakaları, konserler gibi çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Atatürk’ün Bolu’ya Gelişi

Atatürk’ün Bolu’ya geliş tarihi olan 17 Temmuz 1934 yılından beri her yıl aynı gün düzenlenmektedir. Atatürk’ün Bolu’ya gelişi, çeşitli sanatsal, kültürel ve sportif etkinliklerle kutlanmaktadır.

Etkinlik ve Günlerin Takvimi

İzzet Baysal Günleri: Mayıs ayı 2. haftası (Bolu) Akşemsettin Hazretleri Anma Günü: Mayıs ayı son Pazar günü (Göynük) Babahızır Anma Günü: Haziran ayı son Pazar günü (Mengen) Şair Dertli Anma Günü: Temmuz ayı içinde (Yeniçağa) Şeyh-ül Ümran Günü: Temmuz ayı 1. Pazar günü (Mudurnu) Tekke Ümmi Kemal Günü: Temmuz ayı ilk Cuma günü (Bolu) Tokad-i Hayrettin Günü: Temmuz ayı 3. Pazar günü (Bolu) Atatürk’ün Bolu’ya Gelişi: 17 Temmuz (Bolu) Ahilik Kültür Haftası: Ekim Ayı 2. haftası (Mudurnu)

Festival ve Şenlikler Karagöl Şenlikleri: Haziran ayı içinde (Kıbrıscık) İpekyolu Kültür Festivali: Haziran ayı içinde (Mudurnu) Aşçılık ve Turizm Festivali: Haziran ayı 3. hafta sonu (Mengen) Dörtdivan Şenlikleri: Temmuz ayı içinde (Dörtdivan) Sarıalan Yayla Şenliği: Temmuz ayı 2. hafta sonu (Bolu) Yamaç Paraşütü Festivali: Temmuz ayı 3. hafta sonu (Abant/Mudurnu) Esentepe Yağlı Güreşleri: Temmuz ayı içinde (Gerede) Elma Festivali: Ekim ayı ilk haftası (Seben)

Bunlar dışında Bolu merkez ve ilçelerindeki yaylaların hemen hemen hepsi, yaz aylarında kendi yaylalarında yayla bayramları düzenlemektedir.

Panayırlar

Bolu’da, Temmuz-Ağustos ayları içinde yaklaşık 1 ay boyunca devam eden panayır düzenlenmekte iken, depremden sonra panayır kaldırılmış, sadece lunapark eğlencesi devam etmektedir. Bazı ilçelerde de her yıl düzenli olarak panayırlar açılmaktadır. Bolu’nun olduğu kadar Türkiye’nin de en ünlü panayırları arasında yer alan Gerede Panayırı bunların en önemlisidir.

Bitlis Sohbet Odaları Bitlis Chat

Bitlis Sohbet Odalarına girmek için aşagıda bulunan alana nickinizi varsa şifrenizi yazip Sohbete Başla butonuna basınız



Bitlisli sohbet severler burda buluşuyor, sohbet odalarımıza giriş yaparak diğer Ağrılı arkadaslarla konuşabilirsiniz.

Bitlis Yararlı Linkler

1 Link Tatvan Gençlik Meclisi
Tatvan Gençlik Meclisi Tagem Resmi Web Sitesi
2 Link Bitlis Gündem
Bitlis’in güncel ve objektif haber sitesi.
3 Link Bitlis Valiligi Web Sitesi
T.C. Bitlis Valiligi Web Sitesi
Bitlis ilini detaylı bir şekilde tanıtan valilik sitesi.
4 Link Bitlis Kültür Türizm Müdürlüğü
Bitlis Kültür Türizm Müdürlüğü REsmi Web Sitesi

Bitlis Hakkında Bilgiler;

Bu madde Bitlis il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bitlis (anlam ayrım) sayfasına gidiniz.

Bitlis ili, Türkiye Cumhuriyeti‘nin Doğu Anadolu Bölgesinde Van Gölü‘nün batısında bulunan bir ildir.

İsmi Makedonya Kralı Büyük İskender’in, şehirdeki kaleyi yaptırttığı komutanlarından Bedlis’ten gelmektedir. Tarihsel yapıların ağırlıkta olduğu bir vadi içinde kurulduğundan “Vadideki Güzel Şehir” diye anılır.

Tarihi

Bitlis M.Ö.400 yıllarında Urartular’ın yerleşim alanıydı. M.Ö.11. yüzyıla kadar Urartular’ın yurdu olmaya devam eden ve 7. Yüzyıla kadar Asurlalar, 6. Yüzyıla kadar ise Medler’in yönetimi altında kalan Bitlis, daha sonra Pers Krallığı‘nın kurulması ile 2. Darius tarafından ele geçirilmiştir. M.Ö. 4. yüzyılda Makedonya Kralı Büyük İskender’in yönetimi altına giren ve M.S. 2. yüzyılda Roma İmparatoru Trajan tarafından ele geçirilen Bitlis, 7. yüzyıla kadar Doğu Roma yönetiminde kaldı.

Türkler’in 10. yüzyılla birlikte başlayan Anadolu akınları sırasında önemli bir uğrak yeri haline gelen ve bu tarihlerde Alp Arslan ve ordularını Ahlat’ta konuk eden Bitlis’in Türklerin Anadolu’ya açılmasında çok önemli bir rolü de üstlenmiş oldu. 13. YüzyıldaEyyübiler ve daha sonra Harzemşahlar ve Moğollar‘ın saldırısına uğrayan ve 1514yılındaki Çaldıran Savaşı‘yla Osmanlı egemenliğine giren Bitlis, Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresi altında ilim, sanat ve kültür merkezi haline geldi. I. Dünya Savaşı esnasında bir süre Çarlık Rusya’nın işgali altında kalan Bitlis, Cumhuriyet’in ilanından sonra il yapıldı.

İlçeler

  • Adilcevaz
  • Ahlat
  • Güroymak
  • Hizan
  • Mutki
  • Tatvan

Adilcevaz ve ahlat ilçeleri doğuanadolu bölgesinde selçuklu türklerinin yaşadığı ender ilçelerdendir.iki ilçenin merkez yerleşim birimlerinde türk halkı yaşamaktadır. Tarih ve doğa güzellikleri bakımından bütün güzellikleri yansıtan adilcevaz ve ahlat vangölünün kıyısında iki güzel kenttir.

Bitlis ilinin konumu

Bitlis districts.png

Vali: Nurettin Yılmaz
İstatistikler
Nüfus 327.886[1]
― Şehir nüfusu 179.260[1]
― Köy nüfusu 148.626[1]
Yüzölçümü 8.582 km²
Nüfus yoğunluğu 38.60 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
Alan kodu 0434
Valilik Web sitesi bitlis.gov.tr

Bitlis

Bitlis 16. yüzyılda çevresindeki Tatvan, Ahlat, Muş, Bulanık ve Hınıs nahiyeleri kendisine bağlı olan bir Osmanlı Vilayeti iken daha sonraları Muş Sancağına bağlı bir kaza olarak 19. yüzyılın ortalarına kadar gelmiştir. 1879′da Siirt, Muş, Genç, Bitlis merkez sancaklarının bağlı olduğu 4 sancak, 19 kaza, 8 nahiye ve 2088 köyden oluşan bir vilayet olan Bitlis 1919 yılında yeni bir düzenlemeyle ikinci sınıf vilayet olmuş, 1929′da Muş vilayetine bağlı bir kaza haline getirilmiştir. 6 yıl ilç



Gerek Makdis’i gerekse Şerefname’nin yazarı tarihçi Sultan Şerefeddin biri Romanlılar ülkesine diğeri de Farslar’a ait yazdıkları kitaplarda, Büyük İskender için iki boynuzlu İskender diye söz ederler. Çünkü İskender’in alnında boynuz şeklinde iki et parçası vardı. Başka bir açıklamada da, her 32 yıla karn deniyor. Yıldızlarda her 32 yılda bir döndükleri için ve de Alexander (İskender) 32 yıldan fazla yaşadığı için kendisine iki karnlı adam da denmektedir. İki Karnlı Bey ( Alexander ) bu bölgeleri zapt edip Dicle kıyısına eriştiğinde, bu ırmağın berrak suyundan içer, suyun sağlığa yararlı olduğuna kanaat getirir. Oradan Diyarbakır’a gelir. Sonrada Batman kıyısından giderek Kefender Kalesi’ne varır. Fakat Bitlis’ten çıkan sudan içer içmez gözleri ışıkla dolar. Kefender’den Bitlis’e vardığında nehrin iki yatağa ayrıldığını görür. Bunun üzerine önce Avih vadisinden akan sudan içer suyun pek yararlı olmadığını anlar. Fakat Bitlis Kalesi’nin doğusundaki kaynaklardan içince, hemen orada sakin bir uykuya dalar. Bu kaynağın suyundan yedi gün boyunca içer. Kendisinde hiçbir hastalığın kalmadığını görünce hizmetçisi Bidlis’i yanına çağırır, “benim sadık hizmetçim eğer Chasulchas olmak istiyorsan, hazinemden keselerle yeteri kadar altın al ve hemen şuraya bir kale kur. ( Bir kese 2000 altın ) Çapakçur’ dan döndüğümde bitmiş olsun. Öyle bir kale olmalı ki alınması güç olsun. Bu kaleyi ben bile kuşatsam, almakta zorluk çekeyim.”
Bitlis
16. yüzyılda çevresindeki TatvanAhlatMuş, Bulanık ve Hınıs nahiyeleri kendisine bağlı olan bir Osmanlı Vilayeti iken daha sonraları Muş Sancağına bağlı bir kaza olarak 19. yüzyılın ortalarına kadar gelmiştir. 1879′da Siirt, Muş, Genç, Bitlis merkez sancaklarının bağlı olduğu 4 sancak, 19 kaza, 8 nahiye ve 2088 köyden oluşan bir vilayet olan Bitlis 1919 yılında yeni bir düzenlemeyle ikinci sınıf vilayet olmuş, 1929′da Muş vilayetine bağlı bir kaza haline getirilmiştir. 6 yıl ilçe olarak yönetilen Bitlis, 25 Aralık 1935 tarih ve 2885 sayılı Kanunla tekrar il haline getirilmiştir. 4 Ocak 1936 tarihinde yürürlüğe giren bu kanunla Bitlis, Mutki, Ahlat, Hizan ve Kotum ilçelerinden müteşekkil Bitlis Vilayeti kurulmuştur. Bu kanundan kısa bir süre sonra ilçe merkezi Kotum’dan Tatvan’a nakledilmiştir. Ahlat’a bağlı bir bucak merkezi olan Adilcevaz ilçe haline getirilmiş, 1 Mart 1953 yılında son idari şeklini almış iken, 04.07.1987 tarihinde 3392 sayılı kanunla Güroymak Bucağının da ilçe haline gelmesiyle ilimiz bugünkü idari yapısına kavuşmuştur.

İl Adilcevaz, Ahlat, Güroymak, Hizan, Mutki ve Tatvan olmak üzere 6 ilçesi vardır.

Bitlis merkez ilçe ve bağlı ilçelerinde birer belediye teşkilatı, il merkezine bağlı Yolalan, Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar, Ahlat ilçesine bağlı Ovakışla, Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı ve Günkırı, Hizan ilçesine bağlı Kolludere ile Mutki ilçesine bağlı Kavakbaşı ve Koyunlu beldelerinde birer belediye teşkilatı olmak üzere toplam 15 yerleşim merkezinde belediye teşkilatı bulunmaktadır.

Yüzölçümü: Bitlis İlinin genel olarak yüzölçümü 6.706 km2 dir. Bu rakama Bitlis İli sınırları içerisinde kalan Van Gölünün 1.876 km2’ lik kısmı da dahil edildiği takdirde toplam olarak İlin yüzölçümü 8.582 km2 olmaktadır.

Nüfus: 2000 yılı genel nüfus sayımına göre 388.678 nüfusa sahip olan Bitlis İlimiz; 6 İlçe ( Adilcevaz, Ahlat, Güroymak, Hizan, Mutki, Tatvan ), 8 Belde, 334 Köy ve 299 Mezra’ dan oluşur. 

BİTLİS İSMİNİN KAYNAĞI


Bu emri alan Bidlis, tüm ünlü yapı ustalarını, fen bilimcileri, fizikçileri, mühendisleri kalenin yapım işleriyle görevlendirir. Bidlis, kalenin yapım işi bittikten sonra kaleye taşınır. Çapakçur’un alınışından dönen Alexander, kaleyi kuşatır. Fakat bir türlü kaleyi alamaz. “Hey, seni dinsiz adam. Bana karşımı gelmek istiyorsun?” der. Sonrada kaleye her taraftan saldırı emri verir. Yığınla asker gece gündüz kaleye saldırır. Fakat nafile, sonuç değişmez. Büyük İskender, kaleye kapanmış olan Bidlis’in karşısında çaresiz düşer. Bidlis’e şunları söyler.

“İşlediğin tüm bu suçlara rağmen seni bağışlıyorum. Çık dışarı.” Alexander’in gönderdiği elçileri Bidlis tersyüz eder. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, eski efendisinin ordusunu mancıklarla taşa tutar. Demir oklar yağdırır Alexander’in ordusuna, ordudan çok insan ölür. Savaş bu şekilde 40 gün sürer.

41. gün kalenin kayalıklarındaki bir mağaradan eşek arıları bir bulut gibi dışarı çıkarlar. Her bir arı neredeyse bir serçe kadardır. Askerler ve hayvanlar, arılardan kaçmaya başlarlar. Arılar, Alexander’in burun ve kulaklarını sokarak neredeyse öldürürler. Oda çareyi kaçmakta görür. Bu olay Alexander’i oldukça yorar. Muş ovasına doğru geri çekilir.

İşte tam bu sırada Bidlis, kaleden ayrılarak içinde mücevher olan bir kutu , kalenin anahtarı ve diğer armağanlarla Alexander’a gider. Hediyeleri atının ayakları altına bırakan Bidlis yeri öper. Sonra da hediye kutusunu kendisine sunar. Alexander “ Hey, sen kahır olası adam. Neden bunca askerimi öldürdün?” Bidlis hemen yanıt verir; “ Efendim, alınması güç bir kale inşa etmemi siz buyurdunuz. Ben de emriniz üzere yaptırdım. Öyle bir kale olmalı ki, Büyük Alexander bile almakta güçlük çeksin.” Alexander, Bidlis’i kalenin Valiliğine atar. Bu nedenle kale, Bidlis adını alır. Alexander’in emri ile yaptığı için Fransızlar’ın tarih kitaplarında burası Alexander’in payı tahtı olarak adlandırılmıştır.

BİTLİSİN NEYİ MEŞHUR

Bitlis’te Beşminare Hikayesi:

Rus işgali sırasında Bitlis, bir harabe şehir görüntüsü alır. Düşmanın çekilmesinden sonra savaş esnasında Bitlis’ ten kaçan bir baba ve oğul, Bitlis’e dönmek üzere yola çıkarak şehre hakim konumdaki Dideban Dağı eteğine varırlar. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir. Bir süre sonra oğul geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir : “ Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış.” Bunu duyan baba yıkılır ,diz çöker ve şöyle bir ağıt yakarak oğlunu yanına çağırır.

“Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel.

Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.” 

Bu ağıt zamanla türkü ve manilere konu olarak günümüze kadar gelir.

Bitlis Kalesi:

Bitlis Kalesi Şehir merkezinde sert bir kaya bloğu üzerindedir. Şimdiye kadar bilimsel bir araştırmaya yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı için, içinde barındırdığı tüm esrarıyla ve bütün görkemiyle ayakta durmaktadır. 

Yazılı kaynaklarda; M.Ö. 330 tarihinde Büyük İskender’in komutanlarından Leys Bedlis tarafından yaptırıldığı, çevresinin 2800 metre, yüksekliğinin 56 metre ve sur kalınlığının 7 metre olduğu, üstünde muhteşem bir han sarayı ile 300 ev, 1 han, 1 cami, ayrıca aşağı kalede ise, iki başı demir kapılı bir çarşı, bir bedesten ve birkaç yüz evin bulunduğu belirtilmektedir.

Günümüzde sadece kale mevcut olup, zaman zaman yapılan onarımlarla muhteşem görünümünü korumuştur.

Bitlis Tütünü:Dünyaca ünlü Virjinya tütününe denk kalitede olan Bitlis tütünü ile ilimizdeki sigara fabrikalarında; filtreli filtresiz Bitlis, Tekel2000, Best, Kansas, Samsun ve Maltepe sigaraları üretilmektedir. Ayrıca, sarma tütün yöre insanının vazgeçemediği içeceğidir.

Bitlis Balı:Bitlis, Türkiye’ de en çok bal üreten iller arasındadır. Coğrafi konumu itibariyle dağlık ve yayla olması, temiz tabiatı ve çok çeşitli kır çiçekleriyle Bitlis ve yöresi, arıcılık için çok müsait bir konumdadır. Altın sarısı, saf, katkısız Bitlis balı; besleyici, yiyene şifa dağıtan nitelikte olup, misafirlere en güzel ikram, dostlara en güzel Bitlis armağanıdır.

Büryan Kebabı:Anadolu’nun bazı yerlerinde yapılan tandır kebabından çok farklı bir şekilde yapılan büryan için “Hevur” denilen erkek keçi eti tercih edilir, bulunmadığı taktirde erkek koyun eti kullanılır, kebap ağzı kapalı tandır içinde ateş değmeden kendi buharında pişirilir. Büryanın sıcağı makbuldür. Bunu temin için büryancı uzun müddet sıcaklığını muhafaza eden tandıra soğuyan gövdeleri tandıra indirir ve servis için tandırdan sıcak gövdeleri çıkarır.Büryanla beraber garnitür olarak yaygın bir şekilde yaş üzüm tercih edilir. Evlerde böyle bir kebap olanağı olmadığından, sadece büryancılardan temin edilir. Etteki besleyici maddelerin kaybolmamasından dolayı besin değeri oldukça yüksek ve oldukça lezzetli bir yemek türüdür.

Bitlisin Tarihi Evleri:Genellikle yüksek bir duvarın sokaktan ayırdığı, dışa kapalı fakat o ölçüde içe doğru özgür ve özgün bir mimari anlayışı yansıtan Bitlis evleri ; düzgün kesme taştan, üzeri düz toprak damlı olarak inşa edilmişlerdir. Dıştan donuk bir mimari özelliği gösteren yapıların taç kapılı girişleri, sanki gerçek gizemin evlerin içinde olduğunu gösterir. Bitlis evleri,bu kapılardan içeri girildiğinde taç döşemeli avlular ve çeşitli meyve ağaçlarının süslediği bahçeleriyle insana açılan ferah bir dünyanın kapıları gibidir.

Adilcevaz Cevizi:Bitlis yöresinde yetişen kaliteli ceviz çeşitleri içinde önemli bir yeri olan, tanelerinin büyüklüğü ve doyumsuz lezzeti ile Adilcevaz Cevizi, ünü ülkeye yayılmış, uğruna her yıl hasat mevsiminde şenlikler düzenlenen bir yiyeceğimizdir.

Bingöl Sohbet Odalari Bingol Chat

sohbet odaları
Bingöl Sohbet Odalarına girmek için aşagıda bulunan alana nickinizi varsa şifrenizi yazip Sohbete Başla butonuna basınız



Bingöl’lü sohbet severler burda buluşuyor, sohbet odalarımıza giriş yaparak diğer Bingöllü arkadaslarla konuşabilirsiniz.

Bingöl İli hakkında Bilgiler;

Bu madde Bingöl il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bingöl (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.

Bingöl iliTürkiye Cumhuriyeti‘nin Doğu Anadolu Bölgesi‘nde yer alan bir ildir.

Bingöl ilinin konumu

Bingöl districts.png

Vali: Vehbi Avuç
İstatistikler
Nüfus 251.552[1]
― Şehir nüfusu 141.703[1]
― Köy nüfusu 109.849[1]
Yüzölçümü 8.253 km²
Nüfus yoğunluğu 31.30 kişi/km²
Genel bilgiler
Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
Alan kodu 0426
Valilik Web sitesi bingol.gov.tr

Faydalı Linkler

Bingöl

Bingöl Doğu Anadolu bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde, yeşillikler ve yaylalar diyarı il. 41°20′ ve 39°54′ kuzey enlemleri ile 38°27′ ve 40°27′ doğu boylamları arasında yer alır. İlin doğusunda Muş, kuzeyinde Erzurum ve Erzincan, batısında Tunceli ile Elazığ, güneyinde Diyarbakır ile çevrilmiştir. Trafik numarası 12′dir.

Bingöl, ismini Bingöl Dağından

Bingöl Doğu Anadolu bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde, yeşillikler ve yaylalar diyarı il. 41°20′ ve 39°54′ kuzey enlemleri ile 38°27′ ve 40°27′ doğu boylamları arasında yer alır. İlin doğusunda Muş, kuzeyinde Erzurumve Erzincan, batısında Tunceli ile Elazığ, güneyinde Diyarbakır ile çevrilmiştir. Trafik numarası 12′dir.

Bingöl, ismini Bingöl Dağından alır. Bu dağ üzerinde buzullardan meydana gelmiş pekçok gölcük vardır. Efsaneye göre bu bölgede savaşan ordulardan biri su arar. Köylülerden biri Bingöl Dağını tarif ederek, burada bir göl var, der. Komutan askerleriyle bu bölgeye gidince, fışkıran kaynaklardan meydana gelen binlerce gölcüğü görür; “Burası bir göl değil, bingöl!” diye haykırır. Bingöl vilayetinin eski ismi “Cevlik”tir. Cumhuriyetin ilanından sonra “Çabakçur” ismi ile ilçe olmuştur. Eski kitaplara göre Çapakçur “temiz su” manasına gelir. 1936‘da il merkezi olan Çapakçur, 1945′te Bingöl ismini almıştır. Başı bulutla, dorukları karla ve üzeri irili ufaklı yüzlerce buzul gölcükleriyle kaplı Bingöl Dağı bu ilin ismi olmuştur.

Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili, doğuda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ili ile çevrilidir. İl toprakları, Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Güneydeki doğu-batı doğrultulu Murat Irmağı vadisi ve vadi boyunca uzanan küçük düzlükler dışında, il hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Kuzey ve orta kesimlerini Erzurum ili sınırları içindeki Palandöken Dağlarının ve Erzurum-Muş-Bingöl sınırlarının birleştiği yeri belirleyen Bingöl Dağlarının uzantıları engebelendirir. Yükseklikleri 2000 m. nin üzerinde olan, yer yer 3000 m. ye yaklaşan bu dağların başlıcaları; Karagöl, Şeytan, Karaboğa ve Şerafettin Dağlarıdır. İlin güney ve güneydoğusunu Muş Güneyi Dağları, güneybatısını da Akdağlar engebelendirir.

Bingöl’ün en önemli akarsuyu, Fırat’ın başlıca kollarından biri olan Murat Irmağı’dır. Genişliği zaman zaman 70 m.yi bulan Murat Irmağı, ilin güney kesiminde doğu-batı doğrultusunda akar. Göynük Suyu, Yiğitler Deresi, Kılıçdere ve Ardıçlıdere ırmağın başlıca kollarındandır. İlin kuzey kesiminde önce doğu-batı yönünde akan, sonra güneybatıya yönelen Peri Suyu da Bingöl’ün önemli su kaynaklarındandır. Ayrıca İl sınırları içerisinde çok sayıda büyüklü, küçüklü göl bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Bahri Gölü’dür.

Çapakçur DeresiOvalar, il alanı içerisinde çok az bir yer tutmaktadır. Bunlardan en büyüğü Bingöl kentinin güneydoğusunda 80 km2 kadar bir alan kaplayan Bingöl Ovası’dır. Murat Irmağı’nın güney yakasında geniş bir vadiyle Bingöl Ovası’na bağlanan Genç Ovası ile Karlıova ve Göynük Suyu çevresindeki Göynük ovası da diğer bellibaşlı düzlüklerdir. Bingöl’ün belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç’te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova’da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı’da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı’da Karer Yaylası’dır. İlin yüzölçümü 8.125 km2 olup, toplam nüfusu 255.395′dir.

İlin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Hayvancılıkta ağırlık canlı hayvan yetiştiriciliğidir. En çok koyun, kıl keçisi ve sığır yetiştirilir. Arıcılık ve bal üretimi de yapılmaktadır. Bingöl’ün en önemli ticari ürünü cevizdir. Bunun yanı sıra elma ve armut da yetiştirilmektedir.Ormancılık ve madencilik de yapılmaktadır. Hayvancılık nedeniyle yün işi ve dokumacılığıda ekonomisinde büyük yer tutmaktadır. Bingöl halı ve kilimleri çok ünlüdür. Ayrıca yünden giyecek, çuval, battaniye, heybe, koşum takımları ve at süsleri de yapılmaktadır. Bingöl’de ağaç işçiliği de gelişmiştir. Tahta kaşık, yağ ve bal tekneleri, çey,z sandıkları üretilmektedir.

Bingöl’de pek çok küçük göl vardır. Bunlar dağlık alanların yüksek yerlerinde meydana gelen buzul gölleridir. Bingöl’ün adı da yaylalarda “göze” denilen bu göllerden gelir. Dağlara , binlerce göl olduğu için Bingöl Dağları adı verilmiş, zamanla bu isim Bingö’e dönüşmüş, şehrin adı da Bingöl olmuştur.

Bingöl’ü de içine alan bu bölge, MÖ.1300′lerden başlayarak çeşitli uygarlıkların, kavimlerin göçlerine ve burada yerleşmelerine sahne olmuştur. Yöre tarih boyunca sırası ile Hitit, Urartu, per, Makedonya, Seleukos, Roma, sasani ve Bizans egemenlikleri altına girmiştir. Hititler , MÖ 2000 yıllarında Fırat kenarında Urfa Mardin dolaylarında “Vasukani” şehrini kurmuşlardır. Bu tarihlerde Bingöl ve çevresi Hurrilerin egemenliği  altındaydı. Hititlerin yeni krallık döneminde Kral olan “Şuppililuma”nın “Hurri” prensini damat edinmesi üzerine MÖ 1360 yılında , Harput , Bingöl ve Muş, Hitit egemenliği altına girmiştir.  Roma İmparatorluğu’nda iç kavgaların başlamasından faydalanan Partlar , Küçük Asya’nın doğusunda yitirdikleri etkinliği yeniden kazanmaya başladılar. Bunun üzerine doğuya sefer yapan İmparator Tiberius burayı bir prens yönetiminde Roma İmparatorluğu’na bağlamıştır (MÖ 20). Yöre , MS:VII.yüzyıla, Arap akınlarına kadar, Bizanslıların  koruduğu Ermeni Prensleri’nce yönetilmiştir. Malazgirt Savaşı (1071) sonrasında Selçuklu yönetimine giren  Bingöl, İl sınırları içerisinde en yeni yerleşim biri ve küçük bir köy durumunda idi. 1080-1121 Yıllarında bölge Artukoğullarının eline geçmiştir. Akkoyunlu Uzun Hasan Trabzon Rum İmparatoru’nun Kızı Despina ile evlenince Genç İlçesi’nin yakınlarında ona bir saray yaptırdı. 1474 Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan , Fatih Sultan Mehmet’e yenilince Bölge Osmanlı hakimiyetine girdi. Fatih’in ölümünden kısa bir süre sonra Şah İsmail Bölgeyi ele geçirdi. Ancak 1514 Çaldıran Savaşında Yavuz Sultan Selim’e yenilince Bölge yine Osmanlılar’ın eline geçti. 1515′te tamamen Osmanlı topraklarına katıldı.

Eski adı Çapakçur olan yerleşim 1848′de Diyarbekir sancağına bağlandı. 1880′de Bitlis’in vilayet olması üzerine bu vilayetin Genç sancağına bağlı bir kaza oldu. 1924′te Genç’in il merkezi yapılmasıyla, Çapakçur buraya bağlı bir ilçe durumuna getirildi. 1925′te geniş bir bölgeyi içerisine alan Şeyh Said Ayaklanması’nın önemli merkezleri Çapakçur, Kiğı, Genç ve Solhan’dı. Çapakçur, 1927-1929 yılları arasında Genç’in ilçe yapılıp Elazığ’a bağlanmasıyla Elazığ’a, 1919′da da yeni oluşturulan Muş vilayetine bağlanmıştır. 1936′da Bingöl adı ile il merkezi yapılmıştır.

Bingöl’de bulunan eserlerin çoğu Urartılara aittir.Günümüze çok harap durumda gelebilmiş olan eserlerden en önemlisi, Bingöl’e 20 km. uzaklıktaki, Murat Vadisinde yer alan ve Urartuların yöreyi denetlemek amacıyla yaptıkları üç kaleden biri olan Seritarius Kalesidir. Perslerden kaldığı sanılan Genç İlçesi’ndeki Kral Kızı Kalesi (Dara-Hini) ile Bizans Dönemine ait olduğu sanılan Kiğı İlçesindeki Kiğı Kalesi’nden günümüze sadece duvarlarından bir parça ulaşabilmiştir. 1400′lerin başında yapılan Kiğı Camisi de ildeki en önemli Türk-İslam eserlerinden biridir. Ayrıca Genç İlçe merkezine 3 km.uzaklıktaki tepenin yamaçlarında iki kümbet kalıntısı bulunmaktadır.


| Sohbet | Sohbet Odaları |